28 Nisan 2011 Perşembe

J&B'YE İHANET

J&B marka viski, giallo filmlerinin “resmi içkisi” gibi bir görev edinmiş gibidir. Hemen hemen her filmde karakterlerin evlerindeki içki standlarında kameralara göz kırpan J&B'nin giallodaki serüvenini, türe gönlünü kaptırıp da merak etmeyen yoktur sanırım.




Bloga başlarken yapmak istediğimiz şey, (tam da şu sitedeki gibi; http://atrocitynights.com/JnB/JnB.htm) film konusunu yazmak bir yana, daha çok giallo’yu giallo yapan tekil özelliklerden yola çıkarak bütüne doğru yol almaktı. Daha açık söylemek gerekirse başta J&B olmak üzere giallonun tipik ortak özelliklerini bir araya toplamak, blogda sergilemekti. Zaman el verdikçe onları da kotarmaya çalışacağız ama şimdi başta da belirttiğim gibi giallo ve J&B ilişkisine değinelim.
Revisiting Space: Space and Place in European Cinema adlı kitaptaki Mikel J. Koven tarafından yazılan Italian Giallo Cinema adlı bölüm, J&B ve giallo ilişkisini tanımlamakta bize kılavuz oldu. İlk olarak söylenebilecek şey, J&B’nin o dönem sadece giallolarda değil tüm Avrupa sinemasında bir şekilde görünür olması. Bunun nedenlerinden biri J&B’nin o dönemlerde Avrupa’da yeni yeni tanınıyor olması ve hatta İtalya’da, özellikle kuzey İtalya’da yeni dolaşıma çıktığı, ikincisi ise Amerika’da Frank Sinatra ve Dean Martin gibi yıldızlar sayesinde tanınan J&B’nin oldukça elit ve sofistike bir çağrışıma sahip olması. Konuyu biraz daha detaylandırmak gerekirse, özellikle sanat camiası içerisinde oldukça tutulan bu viskinin, giallo sinemasında ekonomik düzeyleri oldukça yüksek olan karakterlerin evlerinde gözükmesi ve de karakterler tarafından her fırsatta içilmesi sanıyorum “nezih ortam böyle olur”un bir yansımasından başka bir şey değil.
La Dolce Morte: Vernacular Cinema and Italian Giallo Film adlı, giallo sineması üzerine en iyi kitaplardan biri olan kitabın da yazarı olan Mikel J. Koven’ın, J&B araştırması sırasında, ürünün satış temsilcisiyle yaptığı görüşmeden çok ilginç bir olayı da öğrenmek olası. Buna göre J&B’nin, o sıralarda Avrupa filmlerinde göründüğünden haberi yok. Yani kendi reklam vermeden dahi filmlerde etiketi ters çevrilmeyecek kadar senaryoda benimsenmiş bir role sahip.
J&B ve giallo arasındaki ilişkiye şimdi el atmamın çıkış noktası, aslında bambaşka bir şey. Forbidden Photos of a Lady Above Suspicion/ Le Foto Proibite di una Signora per Bene adındaki 1970 yapımı filmde seyrederken dikkatimi çeken en önemli nokta, filmde J&B’yi bir türlü görememiş olmam. J&B’ye tamamen ihanet edilen filmde ne Dagmar Lassander ne Pier Paolo Capponi ne de Susan Scott, J&B içiyor. Üstelik Dagmar Lassander’ın canlandırdığı karakter, filmin başında saldırıya uğradıktan hemen sonra rahatlamak ve kocasını beklemek için bir bara uğradığında, belki güven duymak için yanaştığı, barda oturan ve kumar oynayan adamlarla viski değil ama bira içiyor. Hem de Carlsberg. Filmdeki diğer tüm içki şişelerinin etiketleri özenle saklanırken, kameranın izleyenin gözüne açık açık Carlsberg’i sokmasının nedeni nedir bilmiyorum. Ama bu sahnede viski değil bira içilmesinin tam da yukarıda değindiğim nezihlik ve sofistikasyonla doğrudan ilgisi olduğu bariz. Zira giallo filmlerinde J&B içen karakterler hep belli seviyenin üzerindeki insanlarken, barda kumar oynayan ve belli ki alt sınıfa ait oldukları görünüşlerinden belli olan iki karakterin bira içmesi son derece doğal. Yönetmenin veya senaristin bunu bilerek yapıp yapmadıklarını şu aşamada bilmek olası değil. Ama içki-marka-giallo ekseninde böyle bir okuma yapmak çok da yanlış olmasa gerek.
Ve işte J&B’nin esamesinin okunmadığı bazı Forbidden Photos of a Lady Above Suspicion’dan sahneler…

2 yorum:

komakine dedi ki...

J&B şişelerinin foyası çıktı meydana. Dütifriiden giallo özentisi bir alışveriş sonunda edindiğimiz J&B, beni sınıfsal olarak göklere mi çıkardı? Tam tersine her içtiğimde beton gibi kalakaldım olduğum yerde. Bunu da ilgisiz bir not olarak belirteyim istedim.

Tuğba dedi ki...

Robdöşambr'ın yok da ondan. Havaya girememişsin sen! :-)